Düşünce iskelesine demir atmış vaziyetteyim. Konum beklentiler, daha kendimden beklentilerim nedir bilmiyorken beklenti üzerine yazı yazmam bekleniyor. Ne büyük bir çelişki ama…
Mesela diyerek çıkmalıyım muhayyile gemisine… MESELA bir siyahinin beklentisi ne olabilir! koyuluğunu kapatacak pudramı yada yaratıcının ona biçtiği rolün rengine boyun eğip mutlu olması mı? Bir bankın önünde öbekleşmiş çekirdek kabukları ne bekler hayattan birilerinin ona saygı duyup usulca yanından geçmesini mi yada birinin; öbeği, sabahın yalnız vaktinde incitmeden ve sessizce taşların üzerinden süpürmesini mi? Ya sen hayat bizden beklentin ne utanmadan anlat hadi korkma biz sıkılmayız dinlerken… metropol mü seni delirten veya düşünmek kelimesinden bi haber Allah’ın eşref-i mahluk olduğunu söylediği biz insanlar mı? Sözcüklerin bile bir beklentisi olabilir mesela… Hakkını eda etmek gibi…Karamsarlığa yuvarladım benliğimi, beklentiyi yazarken beklentilerimde boğuldum ne çok şey bekliyormuşum kendimden. Bölük pörçük oldum... toplamak vakti gelsin artık… pörçüklerim bölük , bölüklerim tüm olsun… yalnız Ona cc olsun... Yazdıklarımı yaşarım hep ve yaşarken yazarım. Geriye dönüp okudukça bir şeyler beklerim… Beklemek muttaki ve elbet Ondan cc olursa edepli… beklenti nahoş beklemek hoş ve elbet Ondan cc olursa… Haydi vakit yola koyulma vaktidir beklemenin sahicisine, yalnız dikkat edilmeli azizim! Yolunda, beklentileri elinde bekleyenler olacaktır illaki , devam et yokuş çık biraz sonra soluklan vicdan durağında beklentilere en iyi merhemdir çünkü …Nefes aldığını hissedersin neden niçin ve ne kadar beklediğini sorarsın ona oda cevap verir en salih duygularıyla : ne kadar az beklenti içinde olursan o kadar bingolar çıkar karşına, haa sakın ha sakın ne kadar az beklenti o kadar bingo diye düşünme vicdanın bilir işini azizim bırak ona her şeyini, rahat rahat koyul yoluna…Tekrar sorular takılacak kafana çelişkiler de peşinden. Az önce rahat rahat dedim ya bozulacak o rahatlık çünkü burada her şey bilmece.. yol yokuş, beklentiler ayyuka çıkmış oysa ne yol bizim nede yolda yürüyen ayak … Kızgınsın değil mi muhayyileme? Çözümsüz oluşuma, derman bulamayışıma ! Bir garip avamdan ne beklersin ki … Ben kağıda dökerim keşmekeşlerimi, yalnız Allah’tan beklerim yalnız Ondan cc dilerim elhamdülillah….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder